Hızlandırılmış Öğrenme

Albuquerque'de güzel bir Cuma sabahı saatler dokuzu gösteriyordu. Amerika'nın önemli yarı-iletken üreticilerinden birinde 26 eğitimci için düzenlenen üç günlük bir Hızlandırılmış öğrenme eğitiminin son günüydü. Eğitim salonundaki telefon çaldı. Telefondaki ses katılımcılar arasındaki David'e acil olarak ulaşmak istiyordu. David kısa bir konuşmanın ardından telefonu aceleyle kapattı ve bize bir buçuk saat kadar toplantıdan ayrılmak zorunda olduğunu belirtti.

Bulunduğumuz tesiste yer alan bir başka binada, yeni alınan işçiler için düzenlenen bir haftalık oryantasyon programının son günüydü. O sabahki programda da bir buçuk saat sürecek bir "işyeri güvenliği" eğitimi daha önce de vermiş olan David onun yerini almak üzere hemen gitmek zorundaydı.

Diğer binaya doğru hızra giderken, David hiçbir sunum metaryali ve eğitim notları yanında olmadığı için başının dertte olduğunu düşünüyordu. Ne yapacaktı? Sonra birden katıldığı eğitim promında ele alınan H.Ö ilkelerinden birisini hatırladı; öğrenmek yaratmaktır, tüketmek değil, "işte bu!" diye düşündü ve derhal planını hazırladı.

Eğitim salonuna girdiğinde kendisinden önce salona gelmiş olan katılımcıları neredeyse komada uyur bir halde buldu. Bir hafta boyunca birbiri ardına gelen uzmanların birçok farklı konuda aktardıkları bilgi selinde boğulmuş gibiydiler.

Onları yeniden hayata döndürmek için, David hemen yerlerinden kalkmalarını ve dörder kişilik dört ekip oluşturmalarını istedi. Sonra gruplara talimatlarını verdi: ...

Yirmi dakika sonra geri geldiklerinde katılımcılar yarım saat önceki uyur gezer hallerinden tamamen kurtulmuşlardı, gayet neşeli ve heyecanlıydılar.

David, 20 dakikalık çalışma sonrasında, katılımcıların kendisinden anlatması beklenen konuların tümüne değindiklerini, üstelik bunu çok daha etkili bir yolla yaptıklarını büyük bir hayret ve memnuniyetle gördü. Bu çalışma bir buçuk saat sürmemişti bile. Yalnızca 50 dakikada tüm konu başarıyla ele alınmıştı.

David, sınıftan büyük bir alkış aldı. Ve katılımcılar David'e bir hafta boyunca katıldıkları program içindeki en iyi sunumu yaptığını söylediler.

Bu gerçek hikaye, Dave Meier'in Hızlandırılmış Öğrenme yöntemine ilişkin ana ilkelerden bazılarını çok güzel ifade etmektedir;

  1. Öğrenenlerin katılımı öğrenmenin değerini artırır,
  2. Öğrenme bilgilerin pasif bir şekilde depolanması değil, bilginin aktif bir şekilde yaratılmasıdır,
  3. Öğrenenler arasındaki işbirliği öğrenme sürecini geliştirir,
  4. Aktivite merkezli öğrenme, çoğu kez sunum merkezli öğrenmeden çok daha üstündür,
  5. Aktivite merkezli öğrenme programları, sunum merkezli öğrenme programlarından çok daha kısa sürede tasarlanabilir.

Bu yazı Dave Meier'in Accelerated Learning adlı kitabından alınmıştır.

Rengin Akkemik'in Türkçe'ye çevirdiği ve Osman Deniztekin'in editörlüğünü üstlendiği bu eser Nisan ayında Varlık Yayınları tarafından yayınlanacaktır. 

İç eğitimlerinizin çok daha etkili olması, fark yaratan ve kalıcı sonuçlar üretmesi için bizi arayın. Programlarınızı birlikte yeniden tasarlayalım.